First slide
Second slide
Third slide

Ele Enjektör İğnesi Batması Durumunda Riskler Nedir? Ne Yapılmalıdır?

Başta sağlık çalışanları olmak üzere ele kullanılmış enjektör iğnesi batması riskli bir durumdur.
Bu durum başta sağlık çalışanları olmak üzere farklı meslek grubundan kişilerin sağlığını kanla bulaşan enfeksiyona yakalanma riski olarak tehdit eder.

Ele Enjektör İğnesi Batması Durumunda Riskler ve Önlemler Nedir? Neler Yapılabilir? 
 
Hastalar için kullanılan enjektör iğnelerinin kazayla sağlık çalışanları ve çeşitli riskli meslek gruplarındaki çalışanlar veya hasta yakınlarının eline veya vücuduna batması riskli bir durumdur.
Başta Hepatit ve HIV enfeksiyonu olmak üzere çeşitli bulaşıcı enfeksiyonlar yönünden iğne batmasına maruz kalan kişileri tehdit eden bir yaralanma türüdür.
Bu yaralanmanın riskleri ve maruz kalan kişiye ne tür önlemler alınması gerektiği konusunda yapılması gerekenleri maddeler hakkında birlikte inceleyelim:

1.Ele kullanılmış iğne batması sonrası hangi enfeksiyonlar bulaşabilir?

Hepatit B, Hepatit C ve AİDS ile sonlanabilen HIV enfeksiyonları  böyle bir durumda kişiye bulaşabilir.

2.Ele iğne batması durumunda  bu enfeksiyonların yaklaşık bulaşma riskleri nedir?

Bilimsel çalışmalar sonrası ele iğne batması sonrası söz konusu 3 enfeksiyonun da bulaşma olasılıklarının birbirinden farklı olduğu belirlenmiştir.
Bulaşma olasılığı yüksek olandan düşük olana bir sıralama yaparsak;

Hepatit B enfeksiyonunun bulaşma oranı  % 30'a kadar varan oranlardadır.
Hepatit C  enfeksiyonunun bulaşma oranı  % 1.8 ile % 10 arasındadır.
HIV  enfeksiyonunun bulaşma oranı  ise % 0,3'tür.

3.Bu tür iğne batmalarına karşı önceden alınabilecek tıbbi önlemler ne olabilir?

Her 3 enfeksiyon arasında sadece Hepatit B'ye karşı henüz aşı geliştirilmiştir.Toplumda da en çok Hepatit B bulaştırıcılığının söz konusu olduğu bilindiğinden ve en fazla bulaşma oranı da bu enfeksiyon için olduğundan Hepatit B aşısı olmak en pratik çözümdür.
Ancak Hepatit C ve HIV virüsüne karşı önceden alınacak tıbbi bir önlem yoktur.
Eldiven kullanımı iğne batmasını önleyen bir önlem değildir.Ancak bazı çalışmalarda eldiven kullanımının meydana gelecek kanamayı göreceli olarak azaltması nedeniyle bulaş oranını düşürebileceği konusunda bilgiler bulunmaktadır.
Çift eldiven kullanmak  da bu tür riskler için kesinlikle bir çözüm olmasa da riski göreceli olarak azaltmak adına bir önlem olabilir.

4.Ele iğne batması durumunda iğne batan kişiye ilk olarak yapılması gereken müdahaleler nelerdir?

İğne batan, kanayan ve zedelenen cilt bölgesi derhal sabun ve su ile yıkanmalıdır.
Su ve sabunun bulunmadığı veya yeterli olmadığı durumlarda ise antiseptik solüsyonlar kullanılabilir.
İğne batan bölge; sıkma, emme, kanatmaya çalışma gibi yöntemlerle travmatize etmekten kaçınmalıdır.    

5.Ele iğne batması durumunda nasıl bir yol izlenebilir?

Öncelikle ele batan iğnenin kullanıldığı kişiyi saptamak mümkünse bu kişiye ait son kan tahlillerinin incelenmesi gereklidir.
Bu kişiye ait HBS AG, Anti HBS, Anti HCV ve Anti HIV testlerinin sonuçlarının bilinmesi önemlidir.
İğnenin kullanıldığı kişide HBS AG, Anti HCV ve Anti HIV testleri negatif  ve Anti HBS pozitif ise korkulacak bir durum yoktur.
Ancak  HBS AG, Anti HCV ve Anti HIV testlerinden birinin ya da birden fazlasının söz konusu kişide pozitif olması durumunda derhal maruziyete uğrayan kişi uyarılmalı ve tıbbi müdahale ve tahlil için bir sağlık kuruluşuna sevk edilmelidir.
Her durumda iğnenin battığı kişiye HBS AG, Anti HCV, Anti HBS ve Anti HIV testleri yaptırılmalıdır.

6.Karşı tarafın (iğneyi kullanan veya kullanıldıpı kişinin) HBS AG Testinin pozitif çıkması durumunda ne yapılmalıdır?

Bu durumda iğne batmasına maruz kalan kişinin Anti HBS testinin sonucu önem kazanır.
Anti HBS testi pozitif ve titresi 10 U/litreden fazla ise koruyuculuğu olduğu kabul edilir ve herhangi bir müdahaleye gerek kalmaz.
Aksi durumda ise koruyucu tedbirler alınması gerekecektir.
Bu durumda iğnenin battığı kişi tercihen bir enfeksiyon hastalıkları kliniğine başvurmalıdır.
Maruziyete uğrayan kişiye, koruyucu olarak tercihen ilk 48 saatte olmak üzere en geç 1 haftaya kadar Hepatit B Enfeksiyonuna karşı Hiperimmünglobulin ve eş zamanlı olarak da Hepatit B aşısı uygulanmalıdır.
Aşı  3 doz (0,1 ve 6 aylar)  veya 4 doz (0,1,2 ve 12. aylar yapılabilir) 

7. Karşı tarafın( iğneyi kullanan kişinin) Ant HCV Testinin pozitif çıkması durumunda ne yapılmalıdır? 

Bu  durumda  koruyucu olarak yapılacak bir şey yoktur.
Maruziyete uğrayan kişinin hastalığa yakalanıp yakalanmadığının beklenmesi  gerekir.
İğne batması sonrası iğnenin battığı kişide 3. haftada HCV RNA testi bakılır.
HCV RNA testi pozitif ise, iğne batması sonrası kişinin enfeksiyona yakalandığı yönünde bilgiye ulaşılır.
Enfeksiyon hastalıkları uzmanın kontrolünde kişiye gerek görülürse ilave testler istenir ve interferon tedavisine başlanır.

8. Karşı tarafın (iğneyi kullanan kişinin) Ant HIV Testinin pozitif çıkması durumunda ne yapılmalıdır? 

Böyle bir durumda maruziyete uğrayan kişi derhal enfeksiyon hastalıkları uzmanına sevk edilmelidir.
Kişiye mümkün olan en kısa sürede, en geç 3 gün içinde  Retroviral  profilaksi yapılmalıdır.
Profilaksinin uygulanma süresi önem arz etmektedir.
3.gün ve sonrasında yapılan profilaksinin çok faydalı olmadığı konusunda görüş birliği vardır.

9.Karşı  tarafın( iğneyi kullanan kişinin)  kim olduğu bilinmiyorsa ne yapılmalıdır?

Bu  durumda öncelikle maruziyete  uğrayan kişiye Anti HBS, Anti HCV, Anti HIV ve Anti HBS testlerinin yapılması önerilir.
Eğer Anti HBS testi negatif , HBS AG testi negatif ise kişiye derhal Hepatit B aşısı yapılmalıdır.Eş zamanlı olarak enfeksiyon hastalıkları bölümüne sevk edilmelidir.
Bu bölümde herhangi bir bulaş olup olmadığının anlaşılması için 3 hafta ile 3 ay arasında Hepatit B, Hepatit C ve HIV enfeksiyonu araştırılması yönünden belirli testler istenecek ve kişi serolojik ve klinik yönden takibe alınacaktır.


Tahlillerinizi Biruni Laboratuvarlarında yaptırabilirsiniz.

H
İLGİLİ İÇERİK

Uçak Yolculuklarında Aerotoksik Sendrom Nedir? Belirtileri Nelerdir?

Günümüzde uçak yolculukları hayatımızın vaz geçilmezleri arasında girmiş durumda.Uçak yolculukları arttıkça bilim adamları da uçak yolculuklarının insan sağlığına olan olumsuz etkileri olup olmadığı yönünde araştırmalarda 
bulunuyor.
Pilot ve kabin memuru olmak üzere başta uçucu personeli ilgilendiren ama sık uçan yolcuları da potansiyel  olarak etkileyebildiği öne sürülen Aerotoksik sendrom da özellikle 2000' li yılların başlarından bu yana bilim adamlarınca araştırılıyor.

Aerotoksik Sendrom Nedir?

Aerotoksik sendrom jet uçaklarındaki kirli kabin havasına maruz kalmanın neden olduğu, uçakta bulunanlarda  uzun ve kısa vadeli semptomlara yol açabilen bir terimdir.
Bazı bilim adamları uçaklardaki havanın temizliğini sağlamak için kullanılan uçak motorları sayesinde uçağa giren zararlı maddeler ve toksik dumanın yolcular ve uçak mürettabatında sağlık sorunlarına yol açabileceğini ileri sürmektedir.
Çok sayıda bağımsız bilimsel araştırma da, kontamine kabin havasının kronik sağlık sorunlarının neden olabildiğine dair görüşler bildirmiştir.

Uçaklarda Soluduğumuz Hava Nereden Geliyor?

Uçaklarda soluduğumuz havayı  temin eden havalandırma sistemleri  uçak motoru yardımıyla çalışıyor.Uçak motorlarının uçak çalışırken emdikleri havanın bir kısmı havalandırma sistemine aktarılır. 
Uçaktaki klima sistemine ulaşan hava ise kabin içine arzu edilen sıcaklıkta gönderilir.
Bu işlem sırasında da uçaktaki hava solunmayı sağlamak üzere basınçlandırılmaktadır.
Kabin içindeki havanın tümü temiz hava değildir. Bu havanın bir kısmını dışarıdan alınan, bir kısmını da içeride solunduktan sonra kirlenen ve sistem tarafından tekrar temizlenen havadan oluşmaktadır. 
Modern uçaklar kabin havası akışını yöneten bir çevresel kontrol sistemine (ÇKS) sahiptir. 
Dış hava motorlara girer ve ileri bölümde sıkıştırılır. ÇKS, kabin havasının bir kısmını HEPA filtreleri vasıtasıyla geri sirküle ederken geri kalan kısmı çıkış valflerine yönlendirilir ve böylece kabin basınçlandırma sistemine sürekli yeni, temiz bir hava girişi sağlanır.

Uçaklarda Soluduğumuz Hava Nasıl Kirlenebilir?

Uçakların, havacılık motor yağı, hidrolik sıvı, temizleme bileşikleri ve buz çözücü sıvılar da dahil olmak üzere bakım ve tedavisinde kullanılan maddeler  ÇKS'yi kirletebilir.
Jet motorlarını  yağlama için sentetik yağlar kullanılmaktadır.  Bu yağlar insanlar için toksik olabilen bir organofosfat gibi bileşenleri içermektedir. 
Yeni Boeing 787 Dreamliner tip uçaklardaki farklı bir sistem nedeniyle bu tip uçaklarda aerotoksik sendroma yol açabilen unsurların bulunmadığı belirtilmektedir.
Bu uçaklarda  kabini havalandırmak için farklı bir teknoloji kullanılmaktadır. 

Aerotoksik Sendrom Belirtileri Nelerdir?

Bazı insanlarda belirtiler uçuş sırasında ve sonrasında hemen görülebilirken ve kısa sürede geçerken bazılarında tepki 14 güne kadar sürebilir.
Genetik yatkınlık, yaş, önceki maruz kalma miktarı, diyet, egzersiz seviyesi, alınan ilaçlar, genel sağlık durumu  ve kilo gibi parametreler kişinin sendromdan ne oranda etkileneceğini  de belirlemektedir.
Sendromdan etkilenebilecek bireylerin genetik değişkenliği nedeniyle farklı maruziyetler kişilerde farklı etkilere yol açabilir.
Bazı kişiler yalnızca bir uçuş sonrasında etkilenirken diğerleri yıllarca maruz kaldıktan sonra etkilenmeyebilir. Zarar verici etkinliğe bağlı olarak, olumsuz sağlık etkileri birikimli olabilir.
Bu nedenle, sık uçan (uçucu personel veya haftada bir veya daha fazla uçan yolcular) tekrarlayan  maruziyetlerle karşılaştığından özellikle risk altındadır.

En sık görülen belirtiler nelerdir:

Aerotoksik sendromdan etkilelenen bireylerde bir çok belirti görülebilmektedir.
En sık olarak baş dönmesi, baş ağrısı, halsizlik gibi belirtiler öne çıkmaktadır.
Bunlara ilave olarak yorgunluk hissi, bulanık görme, bilinç kaybı, denge kaybı, hafıza zayıflığı, kulak çınlaması, mide bulantısı, kusma, ishal, nefes darlığı, göz, burun ve üst solunum yollarının tahrişi, denge bozukluğu, sarhoşluk hissi, öksürük nöbetleri, nefes darlığı, çarpıntıyı söyleyebiliriz.
Kısa maruziyetler sonrası görülen belirtiler çoğunlukla kendiliğinden geçebilir.
Kimi zaman ciddi bir dumana maruziyetten sonra bile hiçbir belirtinin gösterilmemesi mümkündür, Ancak bazı bireylerde birkaç gün sonra Aerotoksik Sendrom ile ilişkili rahatsızlıklar ortaya çıkabilir.
Maruziyet sonrası anemi, astım, KOAH ve koroner arter hastalığı gibi mevcut hastalıkları olanlarda görülen belirtiler daha şiddetli seyredebilir. 

Aerotoksik Sendromun Tedavisi Var mıdır?

Spesifik bir tedavisi yoktur.Ancak uzmanlar belirtilere göre semptomatik tedaviler ve iyileşmeye yardımcı stratejiler üretmektedir.
İlk adım, sorunu tanımak ve daha fazla maruz kalmayı önlemek veya sınırlandırmaktır.

Aerotoksik Sendromdan Korunma Yolları Nelerdir?

Karbon yüz maskeleri toksik yağ dumanlarından bir miktar koruma sağlayabilir, ancak hiçbir zaman % 100 koruma sağlayamaz.
Kabin havasının kalitesi iyileştirilebilir ve motor yağı ile bulaşma riski, bilinen çözümlerle azaltılır.
Kabin Mürettebatı, kaptan'a olağandışı kokular veya kabin koşullarını  bildirmelidir.
Korunmada bol su tüketilmelidir.
Uçuşlardan sonra alkol tüketiminin azaltılması, 
C vitamini alınması, düzenli egzersiz yapılması ve terlemeyi sağlayacak aktiviteler toksinlerin atılması için uygun çözümler olabilir.
Tansiyon rahatsızlığı olanların, özellikle uzun uçuşlardan sonra tansiyon ölçümü yaptırmaları önerilmektedir.


Tahlillerinizi Biruni Laboratuvarlarında yaptırabilirsiniz.


İnternette Sağlık Bilgisi: Sağlık Sitelerine Nasıl Güvenelim ?

Geçenlerde okuduğum ve Amerika Birleşik Devletlerinde  yapılan bir araştırma, ülke vatandaşlarının yaklaşık yarısının sağlık sorunları için interneti kullandığını bildiriyordu.
Bu oranın ülkemizde ne kadar olduğunu söylemek için benzer araştırmaların ülkemizde de yapılmasını beklemeliyiz. Aynı araştırma kadınların erkeklerden çok daha fazla sağlık konularını araştırmaya yatkın olduğunu da ortaya koyuyordu.Buna ilave olarak da Amerikalı doktorların  hastalarıyla internet üzerinden iletişime geçmekte fazla istekli olmadıkları da aynı araştırmada gösterilmişti.
ABD’de 98 milyon insanın interneti sağlık bilgisi almak için kullandığı, toplam internet kullanıcılarının sayısının ise 114 milyon olduğu da  belirtilmekte olup  internette sağlık bilgisi arayanların son  iki yıl içinde iki misli arttığı da açıklanmıştı.     
Bu veriler ışığında,son iki yıldır yönetmeni olduğum Tahlil.com’un kullanıcılarının özellikleri,sıkça merak edilen konular ve sorular üzerine izlenimlerimi,bu yazımda  sizlerle paylaşmak istedim.
Şunu kesinlikle söyleyebilirim ki,Tahlil.com’un ziyaretçilerinin de önemli bir bölümünü Amerika örneğinde olduğu gibi bayanlar oluşturuyor.Bu konuda ilginç saptamalarım da var.
Örnek vermek gerekirse,eşinin sperm tahlil sonucunu,eşinden çok merak eden bayanları ve hayırlı evlat olarak ülkemizde daima revaçta olan kız çocukların anne ve babalarının tahlillerine dair soruları,erkek kardeşlerinden çok daha fazla sormalarını gösterebilirim.
En sık merak edilen ve tahlil yorumlama talebi yüksek olan konular ise sıralayalım.    Gebelik testi sonucunu merak edenler birinci sırayı alıyor.Belki de bayanların internette sağlık konularını neden daha çok araştırdıklarını gösteren önemli bir veri bu.
Kan sayımı ( Hemogram ) sonuçları da sıkça merak edilen bir başka konu.Çocuklarının tahlil sonuçlarını merak eden anneler de yaygın olarak başvuruyor sitemize.Günümüzde giderek artan obezite tehdidi ve fast food tüketimine paralel olarak da,şeker hastalığı yönünden yapılan tahliller de sık olarak sorulmakta.
Başta guatr yönünden yapılan tiroid testleri olmak üzere,hormon testleri de oldukça  merak edilmekte.      Amerika’da internette sağlık konularını araştırmak ne kadar popülerse,ülkemizde de benzer bir yaklaşım olduğunu düşünüyorum.Ancak bu konuda Amerikanın çok gerisinde kaldığımız bir noktanın da altını çizmek istiyorum.
İnternette sağlık konularını araştırmanın giderek yaygınlaştığı ülkemizde,ziyaret edilen sağlık sitelerinin önemli bir bölümünün doktorların kontrolünde olmadığını gözlemliyorum.Bunun en önemli nedenlerinden birinin de sağlıkla ilgili önemli alan adlarının doktorlardan çok daha önce internet girişimcileri tarafından alınmış olmasıdır.
Günümüzde bir çok sağlık sitesi,tamamen reklam geliri elde etmek adına, kopyala yapıştır metoduyla girilmiş sağlık bilgileriyle dolu.Bir sağlık konusuna dair yazıyı birçok sağlık sitesinde virgülüne bile dokunulmadan bulabilirsiniz.Bu şekilde sağlık bilgisi girilen sitelerde ise çoğu zaman içerik doktorlar tarafından kontrol edilmediğinden bazı yanıltıcı bilgiler bulunabiliyor.
İnternette sağlık bilgisi erezyonu bir başka yazıma konu olacak kadar detaylar içermekte olduğundan bunu şimdilik bir cümleyle geçiştireceğim.     
Son olarak ziyaretçilerimize,özellikle sağlıkta internet konusunda deneyimlerine dayanarak,bir sağlık sitesinin gerçekten doktorlar kontrolünde olup olmadığını nasıl anlayabileceklerine dair bazı önemli ip uçları da vermek istiyorum.Ziyaret ettiğiniz sağlık  sitelerinin soru cevap bölümlerinin olup olmadığına mutlaka dikkat edin.
Eğer bir sağlık sitesinde doktora soru sorulup cevap alma opsiyonu varsa,bu sitenin doktorlar tarafından yönetildiği konusunda fikir sahibi olabilirsiniz.Önemli bir nokta da ,sorulara verilen cevapları mutlaka okuyun.Verilen cevaplar açıklayıcı mı,yoksa üstün körü cevaplar mı verilmiş diye.
Bu sitelerin güncel olup olmadığını anlamanın en iyi yolu da,sorulan soruların ve verilen cevapların tarihlerine bakın.Sorulara kaç gün içinde cevap verilmiş ve tarihler güncel mi,bunları da mutlaka araştırın.      
İnternette doğru ve sağlıklı bilgiler bulmanız dileğiyle….


Tahlillerinizi Biruni Laboratuvarlarında yaptırabilirsiniz.


L
ÇOK OKUNANLAR
H
SPONSOR BAĞLANTILAR



Q
TAHLİL MERKEZLERİ
Öne çıkan tahil merkezleri için tıklayın.



B
KONU İLE İLGİLİ YORUMDA BULUN
Hey! Bu konu hakkında yorumda bulunmak veya Tahlil.com'a soru sormak için hemen üye ol veya giriş yap
W
YORUMLAR
1 hafta önce
G
arzu07

ağrıdan acile gittim 15 gün önce, idrar kan tahlili yapıldı,kan tahlilin MCHC [L] 31,43 ..RDW [H] 18,6 ,çıktı, idrar tahlilin de Eritrosit [E] 1+ çıktı,ilaç kullandım geçmedi,ürolojiye gittim,tekrar idrar tahlili istendi Eritrosit [E] 2+ ve Lökosit [E] +-, sonuçlar nedir acaba?

TahlilCom
Tedaviye rağman şikayetleriniz geçmedi ise idrar kültürü yaptırmanızı öneririz..
1 hafta önce
G
fenerbahce_tugce1907

Eşimle sürtünme yoluyla iliski yaşadık vajinamdan içeri biraz boşaldı hamile kalma olasiligim var mı?

Tahlil-com
Evet bu şekilde hamile kalabilirsiniz.
2 hafta önce
G
kevsergonulds

Hocam merhaba ben bir ilişki yaşadım fakat vajinanın içine boşalma olmadı sadece kalça kısmına boşaldı yani vajinaya geldi mı bilemem ve ilişki yaşanırken adettim .Daha sonra 25 gün geçti ve idrar testi yaptım negatif cıktı. Sonrasında da adet oldum ama normale göre azdı şimdide adetim bitmesine rağmen karnında ciddi bir şişlik var bu kanamanın adet değilde üstüne adet görme olmasından korkuyorum.

Tahlil.com
Regl iken ilişkiye girmek gebelik oluşumunu engeller diye kesin bir durum yok.Üstüne görme kanaması normal adet kanamasından çok daha farklı ve kısa süreli bir kanama olur. Üstüne görme kanaması olduğunu düşündürüyorsa gebelik testini tekrarlayarak daha net bir bilgi edebilir veya bir kadın doğum doktoruna muayene olabilirsiniz.
1 ay önce
G
karamurat_416

10 aylık bebeğimin test sonuçları

TSH: 1,60
SERBEST T4:14,69
SERBEST T3: 6,35

Tahlil.com

Tahlil.com da tahlil sonuçlarınızın uzmanlarımızca sağlıklı bir şekilde yorumlanması için tahlillerinizin sonuç raporunda belirtilen normal değerlerini de yazmalısınız.
Bu konuda sitemizde bir çok uyarıda bulunup okurlarımızı bilgilendik.
Aşağıda konuya dair uyarılarımızı gözden geçirmenizde yarar var.



1 ay önce
G
ades

prolaktin yüksekliği tedavisi görüyordum ilacı bırakınca tekrar yükselme olduğu için doktorum mr istedi. mr sonucunda hipofiz bez parankiminde sınırları net olarak belirlenemeyen 7 mm çapında İV GD sonrası serilerde belirgin kontrast tutulum göstermeyen görünüm mevcuttur denmekte.

Tahlil.com
Hipofiz bezinizde normal olmayan bir oluşum gözlenmiş.Doktorunuz konuya dair detaylı bilgi verecektir.
1 ay önce
G
meltem06_894

adet gunum15 gün gecikti kan testi yaptirdim beta 23 cikti ve adet oldum doktorun bi hafta sonra tekrar test yapacak acaba hamile olabilir miyim?

Tahlil.com

Halk arasında Kimyasal gebelik olarak bilinen durumu  geçiriyor olabilirsiniz.Aşağıda kimyasal gebelik ile ilgili detaylı bilgi bulabilirsiniz.

Kimyasal gebelik ( biyokimyasal gebelik) nedir?

1 ay önce
G
doganage

ALT 119
AST 99
CRP 79
bu değerler yüksek
EOS% 4,5
HGB 13,7
HCT 40,5
bu değerler düşük çıktı, sorun nedir?

Tahlil.com

CRP sıklıkla istenen bir tahlil türü olup  akut faz reaktanıdır.
Tahlil sonucunuzda CRP değeri yüksek olarak görülüyor.
CRP yüksekliğinde ilk olarak akla enfeksiyon ve/veya  romatizmal durumlar akla gelir.

CRP yüksekliğine dair aşağıdaki bağlantıda detaylı bilgi bulabilir ve bu konuda sorulmuş benzer soru ve verilmiş cevapları okuyabilirsiniz.

CRP YÜKSEKLİĞİ NEDİR?

Aynı zamanda ALT ve AST yüksekiğiniz de var.Belirtiğiniz değerler ve testler karaciğer fonksiyonları yönünden bilgi veriyor. Karaciğer yağlanması, kullandığınız ilaçlar ilk akla gelen yükselme nedenleri.Ultrason muayenesi ilk aşamada fikir verecektir bu testlerin yüksekliğine dair.Aşağıda konu ve karaciğer testlerine dair detaylı bilgi ve sorulmuş benzer sorular ile cevapları görebilirsiniz.


http://tahlil.com/alanin-aminotransferaz-alt

http://tahlil.com/aspartat-amino-transferaz-ast-sgot-yuksekligi-ve-dusuklugu-hangi-durumlarda-gorulur-ast-normal-degerleri-nedir



1 ay önce
G
moosefirst

TSH -- 1.19 (N.D. 0.35 - 4.94)
Vitamin b12 -- 208 (187 - 883)
Ferritin -- 71.59 (21.81 - 274.66)
Folat -- 5.3 (3.1 - 20.5)

Demir (serum) -- 62 (65-175)
UIBC -- 289 (69-240)
TIBC -- 351

2.5 yıldır saç dökülmesi yaşamaktayım

Tahlil.com
Demir eksikliği bulgularınız var.Saç dökülmesinde etken olabilir.
1 ay önce
G
o.bastan

ben yeni evli bi bayanım.. eşimle ilişki anında canım çok acıyor ve ilişki gerçekleştirmiyor kendimi istem dışı çok kasıyorum ne yapmam gerekiyor bunu nasıl yenebilirim?

TahlilCom
Kadın doğum uzmanına gitmeniz ve muayene olması gereklidir..

H
SPONSOR BAĞLANTILAR



H
SPONSOR BAĞLANTILAR



H
İLGİLİ MAKALELER