First slide
Second slide
Third slide

Ele Enjektör İğnesi Batması Durumunda Riskler Nedir? Ne Yapılmalıdır?

Başta sağlık çalışanları olmak üzere ele kullanılmış enjektör iğnesi batması riskli bir durumdur.
Bu durum başta sağlık çalışanları olmak üzere farklı meslek grubundan kişilerin sağlığını kanla bulaşan enfeksiyona yakalanma riski olarak tehdit eder.

Ele Enjektör İğnesi Batması Durumunda Riskler ve Önlemler Nedir? Neler Yapılabilir? 
 
Hastalar için kullanılan enjektör iğnelerinin kazayla sağlık çalışanları ve çeşitli riskli meslek gruplarındaki çalışanlar veya hasta yakınlarının eline veya vücuduna batması riskli bir durumdur.
Başta Hepatit ve HIV enfeksiyonu olmak üzere çeşitli bulaşıcı enfeksiyonlar yönünden iğne batmasına maruz kalan kişileri tehdit eden bir yaralanma türüdür.
Bu yaralanmanın riskleri ve maruz kalan kişiye ne tür önlemler alınması gerektiği konusunda yapılması gerekenleri maddeler hakkında birlikte inceleyelim:

1.Ele kullanılmış iğne batması sonrası hangi enfeksiyonlar bulaşabilir?

Hepatit B, Hepatit C ve AİDS ile sonlanabilen HIV enfeksiyonları  böyle bir durumda kişiye bulaşabilir.

2.Ele iğne batması durumunda  bu enfeksiyonların yaklaşık bulaşma riskleri nedir?

Bilimsel çalışmalar sonrası ele iğne batması sonrası söz konusu 3 enfeksiyonun da bulaşma olasılıklarının birbirinden farklı olduğu belirlenmiştir.
Bulaşma olasılığı yüksek olandan düşük olana bir sıralama yaparsak;

Hepatit B enfeksiyonunun bulaşma oranı  % 30'a kadar varan oranlardadır.
Hepatit C  enfeksiyonunun bulaşma oranı  % 1.8 ile % 10 arasındadır.
HIV  enfeksiyonunun bulaşma oranı  ise % 0,3'tür.

3.Bu tür iğne batmalarına karşı önceden alınabilecek tıbbi önlemler ne olabilir?

Her 3 enfeksiyon arasında sadece Hepatit B'ye karşı henüz aşı geliştirilmiştir.Toplumda da en çok Hepatit B bulaştırıcılığının söz konusu olduğu bilindiğinden ve en fazla bulaşma oranı da bu enfeksiyon için olduğundan Hepatit B aşısı olmak en pratik çözümdür.
Ancak Hepatit C ve HIV virüsüne karşı önceden alınacak tıbbi bir önlem yoktur.
Eldiven kullanımı iğne batmasını önleyen bir önlem değildir.Ancak bazı çalışmalarda eldiven kullanımının meydana gelecek kanamayı göreceli olarak azaltması nedeniyle bulaş oranını düşürebileceği konusunda bilgiler bulunmaktadır.
Çift eldiven kullanmak  da bu tür riskler için kesinlikle bir çözüm olmasa da riski göreceli olarak azaltmak adına bir önlem olabilir.

4.Ele iğne batması durumunda iğne batan kişiye ilk olarak yapılması gereken müdahaleler nelerdir?

İğne batan, kanayan ve zedelenen cilt bölgesi derhal sabun ve su ile yıkanmalıdır.
Su ve sabunun bulunmadığı veya yeterli olmadığı durumlarda ise antiseptik solüsyonlar kullanılabilir.
İğne batan bölge; sıkma, emme, kanatmaya çalışma gibi yöntemlerle travmatize etmekten kaçınmalıdır.    

5.Ele iğne batması durumunda nasıl bir yol izlenebilir?

Öncelikle ele batan iğnenin kullanıldığı kişiyi saptamak mümkünse bu kişiye ait son kan tahlillerinin incelenmesi gereklidir.
Bu kişiye ait HBS AG, Anti HBS, Anti HCV ve Anti HIV testlerinin sonuçlarının bilinmesi önemlidir.
İğnenin kullanıldığı kişide HBS AG, Anti HCV ve Anti HIV testleri negatif  ve Anti HBS pozitif ise korkulacak bir durum yoktur.
Ancak  HBS AG, Anti HCV ve Anti HIV testlerinden birinin ya da birden fazlasının söz konusu kişide pozitif olması durumunda derhal maruziyete uğrayan kişi uyarılmalı ve tıbbi müdahale ve tahlil için bir sağlık kuruluşuna sevk edilmelidir.
Her durumda iğnenin battığı kişiye HBS AG, Anti HCV, Anti HBS ve Anti HIV testleri yaptırılmalıdır.

6.Karşı tarafın (iğneyi kullanan veya kullanıldıpı kişinin) HBS AG Testinin pozitif çıkması durumunda ne yapılmalıdır?

Bu durumda iğne batmasına maruz kalan kişinin Anti HBS testinin sonucu önem kazanır.
Anti HBS testi pozitif ve titresi 10 U/litreden fazla ise koruyuculuğu olduğu kabul edilir ve herhangi bir müdahaleye gerek kalmaz.
Aksi durumda ise koruyucu tedbirler alınması gerekecektir.
Bu durumda iğnenin battığı kişi tercihen bir enfeksiyon hastalıkları kliniğine başvurmalıdır.
Maruziyete uğrayan kişiye, koruyucu olarak tercihen ilk 48 saatte olmak üzere en geç 1 haftaya kadar Hepatit B Enfeksiyonuna karşı Hiperimmünglobulin ve eş zamanlı olarak da Hepatit B aşısı uygulanmalıdır.
Aşı  3 doz (0,1 ve 6 aylar)  veya 4 doz (0,1,2 ve 12. aylar yapılabilir) 

7. Karşı tarafın( iğneyi kullanan kişinin) Ant HCV Testinin pozitif çıkması durumunda ne yapılmalıdır? 

Bu  durumda  koruyucu olarak yapılacak bir şey yoktur.
Maruziyete uğrayan kişinin hastalığa yakalanıp yakalanmadığının beklenmesi  gerekir.
İğne batması sonrası iğnenin battığı kişide 3. haftada HCV RNA testi bakılır.
HCV RNA testi pozitif ise, iğne batması sonrası kişinin enfeksiyona yakalandığı yönünde bilgiye ulaşılır.
Enfeksiyon hastalıkları uzmanın kontrolünde kişiye gerek görülürse ilave testler istenir ve interferon tedavisine başlanır.

8. Karşı tarafın (iğneyi kullanan kişinin) Ant HIV Testinin pozitif çıkması durumunda ne yapılmalıdır? 

Böyle bir durumda maruziyete uğrayan kişi derhal enfeksiyon hastalıkları uzmanına sevk edilmelidir.
Kişiye mümkün olan en kısa sürede, en geç 3 gün içinde  Retroviral  profilaksi yapılmalıdır.
Profilaksinin uygulanma süresi önem arz etmektedir.
3.gün ve sonrasında yapılan profilaksinin çok faydalı olmadığı konusunda görüş birliği vardır.

9.Karşı  tarafın( iğneyi kullanan kişinin)  kim olduğu bilinmiyorsa ne yapılmalıdır?

Bu  durumda öncelikle maruziyete  uğrayan kişiye Anti HBS, Anti HCV, Anti HIV ve Anti HBS testlerinin yapılması önerilir.
Eğer Anti HBS testi negatif , HBS AG testi negatif ise kişiye derhal Hepatit B aşısı yapılmalıdır.Eş zamanlı olarak enfeksiyon hastalıkları bölümüne sevk edilmelidir.
Bu bölümde herhangi bir bulaş olup olmadığının anlaşılması için 3 hafta ile 3 ay arasında Hepatit B, Hepatit C ve HIV enfeksiyonu araştırılması yönünden belirli testler istenecek ve kişi serolojik ve klinik yönden takibe alınacaktır.


Tahlillerinizi Biruni Laboratuvarlarında yaptırabilirsiniz.

H
İLGİLİ İÇERİK

İnternette Sağlık Bilgisi: Sağlık Sitelerine Nasıl Güvenelim ?

Geçenlerde okuduğum ve Amerika Birleşik Devletlerinde  yapılan bir araştırma, ülke vatandaşlarının yaklaşık yarısının sağlık sorunları için interneti kullandığını bildiriyordu.
Bu oranın ülkemizde ne kadar olduğunu söylemek için benzer araştırmaların ülkemizde de yapılmasını beklemeliyiz. Aynı araştırma kadınların erkeklerden çok daha fazla sağlık konularını araştırmaya yatkın olduğunu da ortaya koyuyordu.Buna ilave olarak da Amerikalı doktorların  hastalarıyla internet üzerinden iletişime geçmekte fazla istekli olmadıkları da aynı araştırmada gösterilmişti.
ABD’de 98 milyon insanın interneti sağlık bilgisi almak için kullandığı, toplam internet kullanıcılarının sayısının ise 114 milyon olduğu da  belirtilmekte olup  internette sağlık bilgisi arayanların son  iki yıl içinde iki misli arttığı da açıklanmıştı.     
Bu veriler ışığında,son iki yıldır yönetmeni olduğum Tahlil.com’un kullanıcılarının özellikleri,sıkça merak edilen konular ve sorular üzerine izlenimlerimi,bu yazımda  sizlerle paylaşmak istedim.
Şunu kesinlikle söyleyebilirim ki,Tahlil.com’un ziyaretçilerinin de önemli bir bölümünü Amerika örneğinde olduğu gibi bayanlar oluşturuyor.Bu konuda ilginç saptamalarım da var.
Örnek vermek gerekirse,eşinin sperm tahlil sonucunu,eşinden çok merak eden bayanları ve hayırlı evlat olarak ülkemizde daima revaçta olan kız çocukların anne ve babalarının tahlillerine dair soruları,erkek kardeşlerinden çok daha fazla sormalarını gösterebilirim.
En sık merak edilen ve tahlil yorumlama talebi yüksek olan konular ise sıralayalım.    Gebelik testi sonucunu merak edenler birinci sırayı alıyor.Belki de bayanların internette sağlık konularını neden daha çok araştırdıklarını gösteren önemli bir veri bu.
Kan sayımı ( Hemogram ) sonuçları da sıkça merak edilen bir başka konu.Çocuklarının tahlil sonuçlarını merak eden anneler de yaygın olarak başvuruyor sitemize.Günümüzde giderek artan obezite tehdidi ve fast food tüketimine paralel olarak da,şeker hastalığı yönünden yapılan tahliller de sık olarak sorulmakta.
Başta guatr yönünden yapılan tiroid testleri olmak üzere,hormon testleri de oldukça  merak edilmekte.      Amerika’da internette sağlık konularını araştırmak ne kadar popülerse,ülkemizde de benzer bir yaklaşım olduğunu düşünüyorum.Ancak bu konuda Amerikanın çok gerisinde kaldığımız bir noktanın da altını çizmek istiyorum.
İnternette sağlık konularını araştırmanın giderek yaygınlaştığı ülkemizde,ziyaret edilen sağlık sitelerinin önemli bir bölümünün doktorların kontrolünde olmadığını gözlemliyorum.Bunun en önemli nedenlerinden birinin de sağlıkla ilgili önemli alan adlarının doktorlardan çok daha önce internet girişimcileri tarafından alınmış olmasıdır.
Günümüzde bir çok sağlık sitesi,tamamen reklam geliri elde etmek adına, kopyala yapıştır metoduyla girilmiş sağlık bilgileriyle dolu.Bir sağlık konusuna dair yazıyı birçok sağlık sitesinde virgülüne bile dokunulmadan bulabilirsiniz.Bu şekilde sağlık bilgisi girilen sitelerde ise çoğu zaman içerik doktorlar tarafından kontrol edilmediğinden bazı yanıltıcı bilgiler bulunabiliyor.
İnternette sağlık bilgisi erezyonu bir başka yazıma konu olacak kadar detaylar içermekte olduğundan bunu şimdilik bir cümleyle geçiştireceğim.     
Son olarak ziyaretçilerimize,özellikle sağlıkta internet konusunda deneyimlerine dayanarak,bir sağlık sitesinin gerçekten doktorlar kontrolünde olup olmadığını nasıl anlayabileceklerine dair bazı önemli ip uçları da vermek istiyorum.Ziyaret ettiğiniz sağlık  sitelerinin soru cevap bölümlerinin olup olmadığına mutlaka dikkat edin.
Eğer bir sağlık sitesinde doktora soru sorulup cevap alma opsiyonu varsa,bu sitenin doktorlar tarafından yönetildiği konusunda fikir sahibi olabilirsiniz.Önemli bir nokta da ,sorulara verilen cevapları mutlaka okuyun.Verilen cevaplar açıklayıcı mı,yoksa üstün körü cevaplar mı verilmiş diye.
Bu sitelerin güncel olup olmadığını anlamanın en iyi yolu da,sorulan soruların ve verilen cevapların tarihlerine bakın.Sorulara kaç gün içinde cevap verilmiş ve tarihler güncel mi,bunları da mutlaka araştırın.      
İnternette doğru ve sağlıklı bilgiler bulmanız dileğiyle….


Tahlillerinizi Biruni Laboratuvarlarında yaptırabilirsiniz.


El-Ayak-Ağız Hastalığı Nedir? Belirtileri ve Tedavisi Nasıldır?

El-Ayak-Ağız Hastalığı virüslerden kaynaklanan bir hastalıktır.
Enterovirüs ailesinin neden olduğu bir hastalıktır. Bu aileye mensup olan  Coxsackie virus A16 en sık görülen etkendir.Ancak  diğer enterovirüsler de hastalığa yol açabilir.

Özellikle 10 yaş altı çocuklarda nadiren de erişkinlerde gözlenebilir. Bağışıklık sistemi zayıf olan kişilerde daha sık görülmektedir.
Yaz ve sonbahar mevsiminde daha sık görülür.
El-Ayak-Ağız hastalığı denmesinin sebebi ise hastalığa bağlı bulgu ve döküntülerin en çok bu bölgelerde olması sebebiyledir.
Nadiren de olsa aseptik menenjit ve ansefalit gibi ciddi ve beyni ilgilendiren enfeksiyonlara yol açabilmesi hastalığın önemini arttırmaktadır.
 

El-Ayak-Ağız Hastalığı belirtileri nelerdir?

1.Ciltte döküntüler. Elde, ayak, bilekler, kasık, kalça ve dizde görülebilir.
Genital bölgelerde de izlenebilir.Bu döküntüler öncelikle küçük kırmızı lezyonlar halindedir. El ve ayaklarda kırmızı renkte görünüme yol açar. Zamanla döküntüler içi su dolu kabarcıklara dönüşür
Bu döküntüler suçiçeği döküntülerini andırır. Ancak suçiçeği döküntülerinden daha küçük olması ayırıcı tanıda önemlidir.
Döküntüler ağrılı olabilir ve kaşıntıya yol açabilir.
2.Yüksek ateş
3.Ateş başladıktan sonra ağızda aft, bademciklerde kızarıklık şişme ve boğaz ağrısı gibi ağız tutulumu olur. Yutkunma ağrılı olabilir. Özellikle bebeklerde yutmada zorluğa bağlı olarak beslenme bozukluğu ve yeterli sıvı alamama gibi sorunlar oluşabilir.
4.Halsizlik, iştahsızlık
5.Kulak ağrısı

El-Ayak-Ağız Hastalığı nasıl bulaşır?

Hastalık birçok virüs hastalığı gibi solunum yolu, tükürük, dışkı ve yakın temasla bulaşabilir. İnsandan insana bulaşabilmektedir.
Hastalığa yol açan virüsler  üst solunum yolunda burun, boğaz ve dışkıda bulunabilir. En çok bulaşıcılık hastalığın ilk 7 gününde görülmektedir. Hastalığa yakalanan kişi belirtiler geçtikten sonra dahi bir süre taşıyıcı olabilir.

El-Ayak-Ağız Hastalığı tanısı nasıl koyulur?

Klinik bulguların değerlendirilmesi tanıda çok önemlidir. Ancak tanıda bazı mikrobiyolojik laboratuvar testleri tanıda son derece değerlidir.
Virüsün bulunabileceği burun ve boğaz sürüntüsü, gaita örneği ve vücut sıvılarından alınan örnekler polimeraz zincir reaksiyonu (PCR) testi ile değerlendirilebilir.
Ayrıca enterovirüslere  karşı oluşan antikorlar da mikrobiyolojik yöntemlerle incelenebilir.

El-Ayak-Ağız Hastalığından nasıl korunulur?

Günümüzde hastalıktan korunmak için henüz bir aşı yoktur. Bir çok virüs enfeksiyonunda olduğu gibi ellerin yıkanmasına özen göstermek önemli bir koruyucu önlemdir. Hasta bebeklerin bezleri değiştirildikten sonra eller uygun şekilde sabunla yıkanmalıdır. Kirli eller ağız ve burunla temas edilmemelidir.
Hasta çocukların kullandığı malzemelerin dezenfeksiyonu yapılmalıdır.
Hasta kişilerle yakın temastan ve öpmekten kaçınılmalıdır.

El-Ayak-Ağız Hastalığı tedavisi nasıldır?

Hastalığın spesifik bir tedavisi yoktur.Hastaların belirti ve şikayetleri ile klinik tablosu değerlendirilerek buna yönelik bir tedavi planlanır.
Yüksek ateşe karşı ateş düşürücü ilaçlar tercih edilir. Ciltteki döküntüler için çeşitli krem ve losyonlar doktorlarca reçete edilebilir.
Ağız yaraları için hastanın yaş grubu da göz önüne alınarak çeşitli solüsyon, sprey veya gargaralar kullanılabilir.
Döküntüsü olanların güneşe çıkmaları uygun değildir.
Bu hastalarda ağızdan beslenme zor olabilir. Bu durumda katı gıdalar yerine bol sıvı, püre, süt, yoğurt, muhallebi gibi gıdalar uygun seçenekler arasında olabilir.


Tahlillerinizi Biruni Laboratuvarlarında yaptırabilirsiniz.


L
ÇOK OKUNANLAR
H
SPONSOR BAĞLANTILAR



Q
TAHLİL MERKEZLERİ
Öne çıkan tahil merkezleri için tıklayın.



B
KONU İLE İLGİLİ YORUMDA BULUN
Hey! Bu konu hakkında yorumda bulunmak veya Tahlil.com'a soru sormak için hemen üye ol veya giriş yap
W
YORUMLAR
6 gün önce
G
ilkergundogduu37

süre:4 gün
miktar:4.2 ml
ph:8.5
viskozite:Artmış
likefaksiyon süresi:60 dk
spermatozoon sayısı(x10^6/ml):110
spermatozoon sayısı(x10^6/ejakulat):462
Peroksidaz+Lökosit:(x10^6/ml):1
ileri doğru hareket:30
Total motilite:58
Hareketli sperm(x10^6/ml) 138,6
Vitalite 77
Referans WHO 201

Tahlil.com

Spermiyogram analizi  bir çok parametrenin incelenmesi sonrası değerlendirilmelidir.
Tahlil.com'a sorduğunuz sperm testini inceledik.
Bizlere gönderdiğiniz sperm test parametrelerinde kayda değer bir sorun görülmüyor.

Sperm testi ve tahliline dair  çok daha detaylı bilgi almak ve sorulmuş benzer soru ve cevapları okumak için aşağıdaki bağlantıyı tıklayınız...

Sperm testi nedir?
                      

2 hafta önce
G
kelebeginbali

TSH 2,1619 ( normal değer ,35-4,94uıu/ml ) 

 total testosteron 1,33 (normal değer ,38-1,97nmol/L ) 

 Ferritin 3,91 (normal değer 10-322ng/ml ) 

 B12 279 (normal değer 187-883pg/ml ) 

Tahlil.com
Ferritin değeri düşük.Demir eksikliği yönünden tedavi olmanız gerekebilir.
3 hafta önce
G
dilmansh

2 yıl önce hbv testi sonucu
Hbs ag ve anti hbs negativ cikti, aşı yaptırmadım 10 hafta önce şüpheli ilişki girdim ve test yaptirdim
Hbs ag negativ, anti hbs değeri 10 mui/ml aşı olmadan bu sonuç normal mi?Son 2 yılda virusa maruz kalmadım.

Tahlil.com
Raporda belirtilen Anti HBV değerinin referans değerlerini de gönderebilir misiniz.Bu değerin negatiften pozitife dönmesinin aşı olmadan tek bir nedeni vardır.Hastalığı geçirmişsinizdir ve vücudunuzda buna doğal bağışıklık ve antikor oluşturmuştur.
3 hafta önce
G
merve.gok

Beta Hcg degerim
<2. Gebe olmayan    <4. Bu sekilde yorumlanmisdir. 

 Negatif yazmadigi icin tedirgin oldum mail yolu ile aldim cunku. Size sorum 7 gunluk gecikme sonrasi yapilan beta hcg negatif cikinca 2. Kez yaptirmama gerek varmidir? Sonucda gecikmem uzun

Tahlil.com

Tahlil sonucunuza göre hamile değilsiniz,Beta HCG değeriniz düşük.
10 ve altı çıkan Beta HCG değerleri gebelik olmadığnı düşündürmektedir.

Beta HCG testi ile ilgili detaylı bilgi almak ve Beta HCG ile gebelik tanısına  dair sorulmuş yüzlerce soru ve verilmiş cevabı okumak için tıklayınız...

Gebelik testini uygun zamanda yaptırmayıp erken test yaptıranlarda da bu tür negatif sonuçlar görülebilmektedir.Gebelik testinin ideal olarak ne zaman yapılması gerektiğine dair bilgi almak için tıklayınız....


1 ay önce
G
skalaytr

28 yaşında bir bayanım kan testinde
RBC: 5.1 (4.1-5.1)
HGB: 13.6 (12.3-15.3)
HCT: 42.2 (35-47)
MCV:82.6(80-93)
MCH:26.6(28-33)
MCHC:32.2 (33-36)
RDV-CW: 15.2 (11.5-14.5)
WBC: 5.2( 4.4-11.3)
PLT: 270 (150-400)
Ayrıca
Hbs-Ag: 6120.000 (0-0.9)
Anti-Hbs: <2.00
Anti-Hcv: 0.035 (0-0.9

Tahlil.com

Sonucunuzu değerlendirdik. Hepatit B enfeksiyonu yönünden HBS Ag testiniz pozitif çıkmış.Enfeksiyonu yeni geçiriyor olabilirsiniz veya taşıyıcı da olabilirsiniz.
Bu durumda ilave testlere de gerek olacaktır.
Bir enfeksiyon hastalıkları uzmanı veya gastroenteroloji uzmanına başvurmanızda yarar var.

Hepatit testlerinin değerlendirilmesi ve yorumu hakkında aşağıdaki yazımızın ilginizi çekeceğini umuyoruz. Bu konuda sorulmuş benzer sorular ve cevapları da görebilirsiniz...

Hepatit testleri nedir ve nasıl yorumlanır?


1 ay önce
G
Srkn.krtl29

Annemin bütün değerleri normal fakat ca 125 seviyesi 138 çıktı bi test daha istedi doktor başka bi hastahanede orda 190 çıktı miyomu var sigara kullanıyo iltihapda var nedeni bu mudur?çok sancısı vardı oda bitti sayılır yumurtalık kanserinden korkuyoruz yardımcı olurmusunuz ?

Tahlil.com

Annenizde CA  125 yüksekliğinin bir çok nedeni olabilir.Ancak tek başına bu yükseklik de çok fikir vermez.Aşağıda CA 125 yüksekliğine dair detaylı bilgi bulabilirsiniz.

CA 125 YÜKSEKLİĞİ

http://tahlil.com/ca-125-testi-nedirca-125-yuksekligi-ve-ca-125-hangi-durumlarda-yapilmalidir

1 ay önce
G
salih9192

Hgb, mch ve mcv değerleri normal fakat 

 test sonuçlarında a2 düşük. Talasemi riski var mıdır?

Tahlil.com

Tahlil.com'a gelen yüzlerce soru arasından belirtiğimiz kurallara göre sorulan sorular editörlerimizce onaylandıktan sonra doktorlarımızca  cevaplanmaktadır.

Sorunuzu belirtilen kurallara göre sormamışsınız.
Soruyu sorma aşamasında bu konuda gereken uyarılarda bulunmamıza rağmen bu tür uyarılara dikkat etmeyen sizin gibi bir çok okurumuz var.

Aşağıdaki uyarıları dikkatle okuyup sorunuzu tekrar sorunuz.

http://tahlil.com/tahlilcoma-soru-sorarken-dikkat-etmeniz-gereken-uyarilar

1 ay önce
G
ozlem_cinar_26

benim mideyle ilgili şikayetim var şişkinlik yanma agrı en cok bulantı var doktoro gittim ilac verdi ama faydası olmadı. bulantım gecmeyince tekrar gittim ve doktor karacigerden şüphelendi agrılarımın karacigerle ilgisi olabilirmi bana bilgi verebilir misiniz?

TahlilCom
Midenizin endoskopik olarak incelenmesini, karaciğer ve safra kesesi ile ilgili incelemelerin yapılması gereklidir..
1 ay önce
G
china34

Ben 23 yasindayim aktif bir cinsel hayatim var, cinsen iliski sonrasi,, idrar test sonuclari ;
BIL (-)
URO (+)
KET (-)
ASC (-)
GLU (-)
PRO (-)
BLD (++)
PH (7) 5.0-8.0
NIT (-)
LEU (+)
SG 1.010 1.003-1.030

Tahlil.com

İdrarda rbc yani bld  olması eritrosit yani kanama olduğunu gösterir. Doktorunuz bu tahlil bulgusunu, muayene bilgileri ve ilave tahliller ile birlikte değerlendirerek gerekli kararı vermelidir.
Tercihen ultrason, radyolojik bazı tahliller, idrar kültürü gibi ilave tanı yöntemlerine ihtiyaç olabilir.


H
SPONSOR BAĞLANTILAR



H
SPONSOR BAĞLANTILAR



H
İLGİLİ MAKALELER