First slide
Second slide
Third slide

Kan Sayımı Nedir ? Kan Sayımı Testi Nasıl Yorumlanır?

Kan sayımı diğer adıyla da hemogram testi laboratuvarlarda en çok çalışılan tahlil türüdür.
Doktorlarca hemen her hastadan istenebilen bir kan tahlilidir.
Tahlil.com'a en çok sorulan kan tahlillerinin başında ise kan sayımı gelmektedir.
Tahlil.com olarak başka hiçbir sitede bulamayacağınız Kan Sayımı testinde çalışılan parametreler ve önemine dair bir kılavuz hazırladık.
Kan Sayımı testinde bir çok parametre yani değere bakılır.Bunların bir kısmı önemli ve klinik olarak tanı koymada anlamlı iken fazla klinik önemi olmayan parametrelerde kan sayımı testinde çalışılmaktadır.
Kan Sayımı testinde hastalık tanısında önemi olan parametreleri genel olarak aşağıda bulabilirsiniz.  

RBC (red blood cells):  Kırmızı kan hücreleri (Alyuvarlar) Bu parametre oksijen taşıyan hücrelerin miktarını belirtir.
RBC düşükse kişide  anemi (kansızlık) veya kan kaybı vardır.
Yüksek olduğu durumlara örnek vermek gerekirse, yüksek rakımlı yerde yaşayan kişilerde RBC yüksekliği görülebilir.
Ayrıca KOAH(Kronik Obstruktif Akciğer Hastalığı) olanlarda,bazı böbrek hastalıkları ve ciddi bir kan hastalığı olan polisitemide de RBC değerinde yükseklik olabilir.

MCH:  Eritrositlerdeki hemoglobin miktarını gösteren bir kan sayım parametresidir.

MCV (mean corpuscular volume): Kanda oksijen taşıyan hücrelerin ortalama büyüklüğüdür. MCV değeri düşükse eritrositler yani alyuvarlar daha ufaktır.Tam tersi yüksekse alyuvarlar daha genişlemişlerdir.
Demir eksikliği anemisinde eritrositler küçülür dolayısıyla MCV değeri düşük çıkar.
B12 vitamini eksikliği anemisinde ise eritrositler büyümüştür.Bu nedenle MCV değeri yüksektir.  

MCHC: Mean Corpuscular Hemoglobin Concentration: Kanda eritrosit hemoglobin konsantrasyonunun yüzde olarak ifadesidir.

RDW:  Red Cell Distribution Width kelimelerinin baş harfidir.Eritrosit  dağılım genişliği anlamına gelmektedir.RDW yüksekliğine  demir eksikliği anemisinde rastlanılmaktadır.

Hgb (Hemoglobin): Kandaki toplam hemoglobin proteini miktarını gösterir. Anemilerde hemoglobin değeri düşer.Kan fazlalığında ise artar.

Hct (Hematokrit): Kandaki hemoglobin ve eritrosit miktarının bir ölçüsüdür. Anemi, lösemi, kan kaybı gibi durumlarda Hct değeri düşer.
Kan fazlalığında, sigara içenlerde ve yüksek rakımlı bölgelerde yaşayanlarda ise yüksek çıkabilir.

PLT (Platelets): Trombositlerdir.Pıhtılaşmayı sağlayan kan hücerelerdir. 
Özellikle düşüklüğünde vücutta kanamaya eğilim olabilir ve ciddi sağlık sorunları gelişebilir.

WBC (White Blood Cells-Lökosit): Beyaz kan hücreleri(Akyuvarlar) dir.
Vücudun savunma ve bağışıklık hücrelerinin yani lökositlerin toplam değerini ifade eder. 
Enfeksiyon hastalığı yada lupus gibi kronik iltihabi hastalıklarda yükselir.
Kan kanseri olan lösemide de yükselir.
WBC değeri özellikle  lösemide çok yüksek rakamlara çıkmaktadır.Her lökosit yüksekliğinde ise  lösemi korkusuna kapılmamalıdır.
Hematoloji doktorları gerekli görürlerse periferik yayma adı verilen bir tahlille yüksek çıkan lökosit değerlerini araştırırlar.
Düşük değerlerde çıktığında ise lökosit yapımını bozan ciddi bir hastalık vardır. Örneğin bazı kanserlerde, kemik iliği hastalarında ve viral enfeksiyonlarda (grip gibi)  wbc değeri düşük çıkar.
Bazı lökosit (wbc) türleri de klinik olarak öneme sahiptir.Aşağıda klinik yönden önemli olan bazı lökosit türlerine dair bilgiler bulunmaktadır.

Nötrofil (neu) : Bakteriyel enfeksiyonlarda artar.

Monosit: Bazı bakteriyel enfeksiyonlarda,akut enfeksiyonlar sonrası iyileşme dönemlerinde, bazı kan hastalıklarında ve çeşitli ateşli hastalıklarda yüksek çıkabilir.

Lymphocytes: (Lenfositler) Viral enfeksiyonlarda ve bir takım  kronik hastalıklarda artarken HIV enfeksiyonu yani AIDS’te düşer.

Eosinofil: (Eozinofiller) Allerji potansiyeli olan bireylerde  ve bazı  paraziter hastalıklarda yükselir.  

Basofil: Lökositler arasında en az bulunanıdır.Klinik olarak tek başına fazla bir anlamı yoktur.Bazı kanser türlerinde aşırı derecede yüksek çıkabilir.


Yükleniyor...
H
İLGİLİ İÇERİK

Yaz İshalleri ve Tahlili

Havaların ısınıp yazın gelmesiyle yaz ishalleri adı verilen hastalıklarla sık olarak karşılaşmaktayız.
İshalden korunmak için ellerimizin ve taze meyve ve sebzelerin özenli olarak yıkanması koruyucu olarak önemlidir.
Özellikle içme sularının temizliği için de gerekli önlemler alınmalıdır.
İshal, dışkılama sayısında artışla beraber, dışkının şekilsiz bir hal alması olarak tanımlanan bir sağlık sorunudur.
Normalde insan dışkısı kuru ve şekilli iken, ishal durumunda içerdiği su miktarı artar ve şekilsiz, sulu kıvamda  olur.
İshal nedeniyle barsak hareketleri artar, normal süreden daha kısa aralıklarla dışkılama ortaya çıkar.
Örneğin günde bir kez katı, şekilli dışkılaması olan bir kişi, günde 3-4 kez veya çok daha fazla dışkılama yapıyor veya dışkı cıvıklaşmış, su gibiyse ishal tanısı koyulabilir.

İshal nedenlerinin başında mikroorganizmalardan kaynaklanan ishaller gelmektedir.
Yaz ishalleri de bu gruptandır. Mikroorganizmalar dışında başta antibiyotikler olmak üzere çeşitli ilaçlar, bazı mide-barsak hastalıkları, birtakım hormonal hastalıklar, barsak veya barsak komşuluğunda ortaya çıkan tümör oluşumları aşırı ve ani ısı değişimleri de ishale sebep olabilir.
Yaz ishallerinin nedenleri sıkça virüsler,bakteriler ve protozoon denilen gözle görülmeyen parazitlerdir.

İnsanlar, yaz aylarında daha fazla su tüketir. Bu tüketimin beklenmeyen bir sonucu olan yaz ishalleri de çoğunlukla mikroplu suların içilmesi veya bu sularla yıkanmış meyve ve sebzelerin yenilmesiyle ortaya çıkar.

Kişi ishal olunca  bu mikropları dışkıları ile çevreye yayabilir. Dışkıyla bulaşmış ellerin ağza götürülmesi sonucu da ishal gelişebilir.
Kullandığımız ve tükettiğimiz suların sağlıklı olup olmadığını bilmek her zaman mümkün olmaz.
Doğada özellikle insan ve hayvan dışkılarıyla kirlenmiş sularda yaşayan, ishal nedeni olabilecek bir çok mikroorganizma bulunmaktadır.
Bunlar ekseriyetle durgun sularda, kanalizasyonun karıştığı suda, iyi ilaçlanmamış içme ve kullanma suyunda özellikle de yaz aylarında uzun süre canlı kalarak çoğalır.
Bu kontamine yani bulaş olmuş suların içilmesi yada böyle sularla bulaşık yıkanması ile ishal oluşabilir.
Ayrıca sıcak ortamda beklemiş gıdaların, örneğin çiğ sebzelerle hazırlanmış salata ve meyvelerin tüketilmesi sonucu ishal yapan etkenler ağız yoluyla alınarak insanların barsaklarına ulaşır.
Bu etkenlerin bir kısmı barsak duvarında iltihap oluşturarak barsak hareketlerini artırır aynı zamanda da  barsağa su ve iltihabi hücrelerin geçişine neden olur.
İshal yapan etkenlerin bir kısmı ise barsakta iltihap yapmadan salgıladıkları toksin denilen zehirli maddelerin etkisiyle su ve tuz geçişini artırmak suretiyle ishale neden olur.
Yaz ishallerinin en önemli belirtisi dışkılama sayısının artması ve dışkı vasfının değişmesidir. Dışkı, cıvık, patates püresi görünümünde olabileceği gibi, sümüksü ve iltihaplı veya su gibi olabilir.
Su gibi tariflenen ishallerin çoğunluğu paraziter nedenlidir.
Kolera olarak da bilinen pirinç suyu kıvamında son derece tehlikeli ishal de yazları görülmektedir.Ancak son yıllarda gerek ülkemizde gerekse dünyada alınan yaygın tedbirler nedeniyle görülme sıklığı oldukça azalmıştır.
Salmonella, Camphylobacter ve Shigelle bakterilerine bağlı ishaller de yazın görülebilmektedir.

İshalde Yapılan Tahliller Nelerdir ?

Dışkının gerek mikroskopla yapılan incelemesi gerekse bakteriyolojik olarak yapılan kültür incelemeleri tanıda kullanılmaktadır.
Dışkı mikroskopisi deneyimli Parazitologlar, Mikrobiyoloji uzmanları ve tecrübeli laboratuvar teknisyenleri tarafından incelendiğinde hızlı bir şekilde tanı koydurabilir.Ayrıca virüslerin yol açtığı Noro,Rota virüs gibi kimi ishallerde de tanı  hızlı ve kolay testlerle  konulabilmektedir.
Dışkının bakteriyolojik incelenmesi ise nispeten daha geç sonuç vermektedir.Ama son derece güvenilir bir tanı yöntemidir.
Dışkı kültürü ( gaita kültürü) özellikle salmonella, shigella ve kolera gibi bakteriyel etkenlerin tanısında son derece yararlıdır.Bakteriyolojik incelemeler 2 ile 3 güne kadar sürmektedir.
Dışkı kültürü sonrası yapılan antibiyogram testi ile de enfeksiyon etkenine en uygun antibiyotik belirlenir ve buna göre tedavi planlanır.



Sperm Testi (Spermiogram,Semen Analizi) Normal Değerleri

Tahlil.com'a spermiogram tahlili yorumlanmasına dair bir çok soru gelmekte, sperm tahlilleri hakkında bilgi almak ve sperm tahlillerini merak eden ziyaretçilerimize bir referans olması dileğiyle, spermiogram testinin normal değerlerini yayınlıyoruz.
Ancak burada unutulmaması gereken önemli bir nokta da, sperm tahlili sonuçlarının bir çok parametreye bağlı olarak değerlendirilmesidir.
Spermiogram sonuçlarını en doğru yorumlayacak kişi ise, hastanın klinik bulgularını bilen ve muayenesini yapan üroloji uzmanıdır.

Spermiogram Normal Değerleri:

Sperm Hacmi (Volüm) : 2 - 6.0 ml
pH: 7.2 - 8.0
Konsantrasyon: 20.000.000 milyon/ml den fazla olmalıdır
Total sperm sayısı: 40.000.000 dan fazla olmalıdır
Motilite ( Hareketlilik): Ejakulasyonu takiben 1 saat içinde spermlerin %50 veya daha fazlasının ileri progresyon ( hareket) göstermesi (a + b kategorisinde); veya %25 yada daha fazlasının hızlı (a kategorisinde) progresyon göstermesidir.
Morfoloji ( Spermlerin Şekli) : En az % 30 sperm normal morfolojide olmalıdır Kruger testinde ise bu oran en az % 14 ve üstü olmalıdır
Vitalite:Spermlerin (canlılığı ) : % 75 veya üzerinde canlı sperm bulunmalıdır
Viskosite ( kıvam) : Normal olmalıdır.Artmış olmamalıdır
Görünüm ve Renk: Meni normalde homojen, gri-opak olmalıdır
Mikroskopik muayene: Mikroskopik muayenede eritrosit görülmemlidir.Lökosit sayısı ve oranı da yüksek olmamalıdır.
Yuvarlak hücre sayısı 5 milyondan az olmaldır.
Aglütinasyon: Normalde olmamalıdır.



H
SPONSOR BAĞLANTILAR



Q
TAHLİL MERKEZLERİ
Öne çıkan tahil merkezleri için tıklayın.

B
KONU İLE İLGİLİ YORUMDA BULUN
Hey! Bu konu hakkında yorumda bulunmak veya Tahlil.com'a soru sormak için hemen üye ol veya giriş yap
W
YORUMLAR
3 yıl önce
G
can_elif_11

RBC: 5.63

MCV: 74,8

MCH: 22.8

MCHC: 30,5

RDW: 17.9

BASO% 1.8

Kan tahlilimde yildizli olan yerler kan degerlerim dusukmus ama tam bi aciklama yapilmadi neyim var aciklarsaniz sevinirim

Tahlil.com

 Tahlil.com'a sorduğunuz test sonuçları  hemogram yani kan sayımında çalışılan parametrelerden sadece bir kaçı, bunlar tek başına fazla bir fikir vermez.
 Hemogram yani kan sayımı testinin sağlıklı olarak değerlendirilebilmesi için kan sayımı sonucundaki tüm parametrelerin birlikte değerlendirilmesi gerekir, diğer kan sayım parametrelerinde belirgin bir sorun yoksa, tahlilinizde kayda değer bir problem olmadığını söyleyebiliriz.

 Hemogram ( Kan sayımı) tahlilindeki tüm parametreler hakkında detaylı bilgi sahibi olmak, bu konuda sorulmuş benzer soruları ve Tahlil.com uzmanları tarafından verilen  cevapları okumak için aşağıdaki bağlantıları ziyaret edebilirsiniz.

Kan sayımı( hemogram) tahlilinde yer alan parametrelerdeki kısaltma ve değerler ne anlama geliyor?




3 yıl önce
G
cenk_ksa_55

ben 20 yaşındyım dışkı tahlilinde clostridium difficile toksin-a negatif bu nedemek acaba

Tahlil.com
Herhangi bir sorun yok Normal çıkmış sonucunuz
3 yıl önce
G
jvabu

yaşım 28 PLT değerim 97 düşük olma söz konusu. tehlike sınırlarındamıyım acaba

Tahlil.com

 PLT değeriniz o düşük.Bu normal değil, kanamalara karşı bir eğiliminiz olabilir.Bir kan hastalığınız da olabilir.İleri tetkik ve tedavi için bir hematoloji uzmanına başvurmanızda yarar var.


PLT düşüklüğü nedenleri ve plt testine dair aşağıda detaylı bilgi bulabilir, bu konuda Tahlil.com'a sorulmuş soru ve cevapları bulabilirsiniz.

PLT( trombosit) düşüklüğü nedir?
http://tahlil.com/trombosit-plt-sayimiplt-dusuklugu-ve-plt-dusuklugu-durumunda-ne-olur


5 yıl önce
G
ayse-eryigittt@hotmail.com
plt 492 normal değer-200.400
lym3,92 normal değer 1,2-3,5
8 yaşında oğlumun kan değeri yüksek çıktı neden kaynaklanabilir
tahlil.com
plt değeri çocuğunuzun yaşına göre normal kabul edilebilir.En doğru bilgiyi çocuğunuzun muayene bulgularını da bilen hekim vermelidir.

H
SPONSOR BAĞLANTILAR



H
SPONSOR BAĞLANTILAR



H
İLGİLİ MAKALELER