First slide
Second slide
Third slide

Mevsim Değişirken Ruh Halime Neler Oluyor?

Sonbahar ve kış aylarının gelmesiyle duygu durumunuzdaki değişiklikler dikkatinizi çekmeye başladı mı? 

Siz de gün ışığının azalması ve günlerin kısalmasıyla negatif duyguların esiri oldunuz mu?

Cevabınız evet ise; ilk olarak araştırmaları gözden geçirelim. Araştırmalara göre; sonbahar ve kış aylarında gün ışığının azalması ve günlerin kısalmasının canlılar üzerindeki olumsuz etkilerinin yaz aylarına göre daha fazla olduğu görülmüştür. Bu etkileri biyolojik açıdan değerlendirdiğimizde karşımıza “melatonin hormonu” çıkar. Melatonin hormonu günlük ritmimiz için gerekli bir hormondur. Karanlık ortamlarda salgılanır. Organizmanın hareketlerini yavaşlatır, organizmayı uykulu ve yorgun hale getirir. Sonbahar ve kış aylarında gündüzlerin kısalması ve gecelerin uzamasıyla organizma uyanık uyku ritmine ihtiyaç duyar ve doğal bir sonuç olarak daha fazla melatonin üretir. Bu nedenle organizma depresyona yatkın hale gelir. Bu değişimlerin ortaya çıkardığı tipik psikolojik rahatsızlık literatürde “Mevsimsel Depresyon” olarak tanımlanır. Major depresyonun alt alanlarından biri olan mevsimsel depresyonun belirtileri sonbahar ve kış aylarında artarken, ilkbahar ve yaz aylarında azalmaktadır. 

Peki mevsimsel depresyonda olduğunuzu nasıl anlayacaksınız? 

Amerikan Psikiyatri Birliği Tanı Ölçütleri(DSM-V) kitabına göre mevsimsel depresyonun belirtileri şu şekilde sıralanmaktadır:

Enerji kaybı

İştahsızlık

Çökkün ruh hali

Etkinliklerde azalma

Uykusuzluk çekme ya da aşırı uyuma

Cinsel istekte azalma

Dikkat problemleri

Yorgunluk 

Mevsimsel depresyonda olduğunuzu anlamanız için yaşantınızın son iki yılında mevsimlere bağlı olarak yukarıdaki depresyon belirtilerini yaşamış olmanız gerekmektedir. Bu belirtilere sahip olduğunuzu düşünüyorsanız mevsimsel depresyonun tedavisi için psikolojik destek almanız etkili olacaktır. 

Yukarıdaki belirtilere sahip değilim ama mevsimsel değişikliklerden etkileniyorum.” diyorsanız ruhsal durumunuzu mevsimsel değişikliklerden korumanın yollarını birlikte inceleyelim. 

İnsan zihni, mevsimsel değişikliklere bağlı olarak önlenemeyen ve zincirleme oluşan düşünceler üretir:

 “Bugün yine güneş yok, kötü bir gün olacak.”

Kötü bir gün olacaksa dışarı çıkmamın anlamı yok.”

Zaten yorgunum ve isteksizim, arkadaşlarımla görüşmek beni mutlu etmeyecek.” gibi otomatikleşmiş düşünceler zihinde sıralanır.  Sonbahar kış aylarının gelmesi isteksiziği beraberinde getirir. “Canım istemiyor o zaman evde yatayım” düşüncesi zihni esir alır ve sizi depresif belirtilere doğru sürükler. Kendinizi bir döngünün içinde bulursunuz: İsteksizlik- Etkinlikte bulunmama- Depresif Belirtilerin Artması. Depresif belirtilerden kurtulmanın yolu bu döngüyü kırmaktan geçer. Bu döngüyü kırmak için isteğin gelmesini beklemek işe yaramayacağı gibi döngünüzü daha  da sağlamlaştıracaktır. Döngüyü kırmanın anahtarı ise harekete geçmektir. Hareket halinde olmak; isteği de beraberinde getirecektir. Çıkacağınız bir yol için atacağınız en küçük adım o yolda olma isteğinizi de perçinleyecektir. Düşüncelerin peşinden gitmek yerine etkin olmak depresif belirtileri azaltacaktır. 

Sabah kalktığınızda “Bugün yataktan kalkmak istemiyorum.” düşüncesinin tıpkı bir örümcek ağı gibi sizi sardığı ve ayağa kalkmanızı engellediği oldu mu? Cevabınız evet ise; bilişsel davranışçı yaklaşımın tekniklerinden biri olan “Kalk ve Yap” uygulamasıyla harekete geçtiğinizde isteğin yavaş yavaş geldiğini fark edeceksiniz. 

Unutmayın ki siz düşüncenizden ibaret değilsiniz. Sizi engelleyen düşünce zihin deryanızda sadece bir dalga. Dalgayla mücadele etmeyi bırakıp, onun gelip geçmesini izlemek ve yüzmeye, hareket halinde olmaya devam etmek, ruhsal durumunuzun mevsimsel değişikliklerden olumsuz etkilenmesini önleyecektir.

 

 


Tahlillerinizi Biruni Laboratuvarlarında yaptırabilirsiniz.

H
İLGİLİ İÇERİK

Sedef Hastalığı (Psöriasis)

Bağışıklık sistemi ile ilgili bir hastalık olup ırsi olduğu bilinmektedir.Hava iklimi, yiyecekler, enfeksiyonlar, depresyon ve hastaların psikolojik durumları hastalığı azdırır veya davet eder, ancak sebebi değildir. Sedef hastalığının yaygın görülen bir hastalıktır.Hastalık hastalığa yakalanan hastaların yaşam kalitesini olumsuz olarak etkileyebilmektedir.
Sedef hastalığı sadece bir deri hastalığı olarak değerlendirilmemelidir.Bir takım organları da etkileyebilmektedir. Hastalığın bulunduğu deri bölgesi kızarık hale gelir. Lezyonların bulunduğu bölgeler üzerinde kalın gümüş renkli kabuklanmalar oluşur. Saçlı deri, diz, dirsek ve sırtın alt kısmı sıklıkla tutulan bölgelerdir.Bir kısım sedef vakaları kişinin hastalığının farkında olmayacağı kadar hafif seyirlidir.
Ancak vücudun önemli bir kısmını tutacak şekilde şiddetli seyredebilen sedef vakaları da görülmektedir. Bu çok şiddetli vakalarda bile yararlı tedavi metotları vardır. Sedef hastalığı aynı ailenin birden fazla bireyinde görülebilmesine rağmen bulaşıcı değildir.
Toplumda hastalığın görülme sıklığı yüzde 1 ila 3 arasında değişmektedir. Sedef hastalığını kontrol altına almak mümkün olsa da tamamen yok etmek mümkün kolay değildir.Sedef hastalığına yol açan faktör sürekli devam ediyor ve hayat boyu alevlenme riski bulunuyor.
Sedef hastalığı bazı durumlarda halk arasında yanlış olarak bulaşıcı bilinmektedir.Bunun aksine bulaşıcı değildir.
Tedavisi mümkün olan sedef hastalığı,deriye sürülen krem ve pomad gibi ilaçlar,ağızdan kullanılan ilaçlarda tedavi edilebildiği gibi fototerapi denilen yöntemle de tedavi edilebilmektedir.Fototerapi PUVA tedavisi ve UVB ışınları ile özel merkezlerde yapılmaktadır.


Tahlillerinizi Biruni Laboratuvarlarında yaptırabilirsiniz.


Hipokondriyasis (Hastalık Hastalığı) Nedir ?

Günümüzde sıkça görülen bir sağlık sorunudur.Bu hastalar vücutlarını aşırı bir şekilde dinlerler,iç organlarında bir veya birden çok hastalık olacağı şüphesiyle abartılı ve mantık dışı inanışlarla beyinlerini aşırı derecede meşgul ederler.
Yaptırdıkları tahlilleri kapı kapı doktor gezip sırayla gösterir ve her birinden farklı bilgiler almaya çabalarlar. Cinsiyet farkı olmadan kadın ve erkekte aynı oranda görülen bir problem olup ,doktorlara hastalık nedeniyle başvuran hastaların ortalama % 5’inde görülür. 30’lu yaşlarda görülme sıklığı artar.
Bu hastalarda tıbbi incelemeler ve yapılan geniş çaplı tahlillere rağmen fiziksel bir hastalık bulunamaz.Bu kişiler hastalık bulunamadığı kendilerine hekimce söylendiğinde genellikle bunu kabul etmezler.  Bu hastalar en çok kalp damar , mide ve barsak sistemlerinde hastalık olduğundan şüphe duyarlar. Hipokondriyasis hastaları gerekli gereksiz birçok tahlil yaptırıp zamanlarının önemli bir kısmını doktor karşısında geçirirler.
Psikiatrik tedavi bu hastalar için oldukça değerlidir.Psikoterapi sonrası hipokondriyasis hastalarında olumlu sonuçlar görülmektedir.


Tahlillerinizi Biruni Laboratuvarlarında yaptırabilirsiniz.


H
SPONSOR BAĞLANTILAR



Q
TAHLİL MERKEZLERİ
Öne çıkan tahil merkezleri için tıklayın.



B
KONU İLE İLGİLİ YORUMDA BULUN
Hey! Bu konu hakkında yorumda bulunmak veya Tahlil.com'a soru sormak için hemen üye ol veya giriş yap
W
YORUMLAR
1 gün önce
G
kaplan
18 yaşında oğlumun,38 derece ateş ve buna bağlı baş ağrısı şikayeti vardı. kan tahlili yapıldı.
wbc : 3.4 ( normal değer 4,6-10,2)
plt : 129 ( normal değer 142-424),
neu :1,45 ( normal değer 2-6,9)
yorumlar mısınız?
tahlil.com
WBC ve PLT değerleri düşük.Bunlar normal değil.Bazı viral enfeksiyonlarda bu tür sonuçlar çıkabilir.Bir hematoloji uzmanına danışmak da uygun olacaktır.
1 gün önce
G
y3dib3l4
Trombosit degerim ilk yaptırdıgımda 90 idi 5 gun sonra tekrar yaptırdım 80 cıktı.Bunun tehlikesi varmıdır?bunun düsmesin sebebi nedir ? ne gibi hastalıklarla sonuclanır?Sadece her gidisimde test yapılıyor buna bir teşhis koyulmadı.Artık doktorlara gitmekten yoruldum.tedavimi yarıda bıraksam bi sorunla karsılasırmıyım?
tahlil.com
100 ve altı trombosit değerleri dikkatle izlenmelidir.Sonucunuz normal değil bunun nedenlerinin araştırılması ve takibi hematoloji doktorlarınca yapılmalıdır.
1 gün önce
G
senay_
Merhaba,
İdrar tahlili sonuclarım asagıdaki gibidir. Yorumlarınız benim icin onemli. yardımcı olabilirseniz cok memnun olurum. Simdiden tesekkur ederim.

Görünüm Bulanik , Glukoz Negatif ,Eritrosit 8 /HPF , Lokosit 11 /HPF , Bakteri Cok /HPF
tahlil.com
Lökosit ve bakteri bulunması idrar yollarınızda enfeksiyon varlığını düşündürüyor.
1 gün önce
G
eyup-k
merhabalar benim degerlerim asagidaki gibi dir.

FT3 4.62 referans 2.3-3.9
FT4 1.62 referabs 0.58-1.64
TSH 0.12 referans 0.34-2.6

bu ne anlama gelmektedir.
tahlil.com
Tiroid testleriniz normal değil.TSH değeriniz düşük. Hipertiroidiniz olabilir. Bir endokrinoloji uzmanına başvurunuz.
1 gün önce
G
canatan
Sayın Hocam;
kan Tahlilimde, RDW (H) değeri 14,8 Ferritin değeri,37,31 Burada bir çelişki var mı?
MCH (L) değeri 26,4 ne anlama geliyor.
Total PSA 1,23 Bu değerle Prostat var diğilebilir mi? Ya da başlangıçtır denilebilir mi?
Saygılarımla.
Not:Yaşım 60 tır.
tahlil.com
Bu kadar detaylı sorular soruyorsunuz, bi zahmet sitemizdeki uyarıları de okuyup bir de bu sonuçların raporda belirtilen normal yani referans değerlerini verseniz.

H
SPONSOR BAĞLANTILAR



H
SPONSOR BAĞLANTILAR



H
İLGİLİ MAKALELER