Çalışmak Zordur, Ama Zor da Güzeldir

16.05.2014 04:26
“Bugün hayatımın geriye kalan kısmının ilk günüdür
Çalışmak Zordur, Ama Zor da Güzeldir
A

“Bugün hayatımın geriye kalan kısmının ilk günüdür.” (Charles Dederich)

 

Mr. Terry’nin anısına

 

ÇALIŞMAK ZORDUR, AMA ZOR DA GÜZELDİR!

 

Yıl 1980. 15, 16 yaşlarımdayım. Lise 2. sınıf bitmiş ve aile ekonomisine katkıda bulunmak amacıyla Güneydoğu Anadolu’ya çalışmaya gitmiştim. Yer Siirt’in Baykan ilçesine 10 km. uzaklıkta bir dağ kampı. Kampımızın adı crew. Ekip ya da çete anlamındaydı sanırım. Yaptığımız iş: sabah 04:00’da kalkıyoruz. Temizlik ve kahvaltının ardından jiplere binip, dağa çalışma mekanımıza doğru ilerliyoruz. Ulaşım olanaklarının kısıtlandığı noktalarda helikopterlerle iş alanına götürülüyoruz. İşimiz daha önce belirlenmiş bir güzergahda ilerlerken toprağa kablolar ve cifonlar döşemek. Belli noktalarda da yerden bir metre yükseklikteki çubuklara dinamit bağlamak ve patlatmak. Patlamalardaki amaç yaratılan titreşimler sayesinde petrol rezervlerini tespit etmeye çalışmak. Titreşimler kampa iletiliyor, bir takım teknik çalışmalar sonucu elde edilen bulgular vericiler aracılığıyla Amerika Houston’a iletiliyor. Çalışmaların ardından gece 22:00 civarında çalışanların çoğu kampta yemeklerini yiyor ve istirahata çekiliyordu. Ancak benim mesaim henüz bitmemiş oluyordu.

 

Geceki mesai arkadaşım Mr. Terry idi. Bir İngiliz. 1.50 boylarında, bembeyaz saçlı, kararlı çelik mavisi gözleri olan 60’lık bir delikanlı. Sürekli but, but ( ama, ama ) diye söylenen, kelimenin tam anlamıyla saf kan bir hiperaktif. Gün içerisinde elde edilen bulguları değerlendirmede Mr. Terry’e yardımcı oluyordum.

 

Mr. Terry her gece çalışmaların ardından masasını toparlayıp, ertesi günün hazırlıklarını yapıyordu. Bir gün sonrası için yapılacakları not alıyor ve çalışacağı malzemeleri masaya hazırlıyordu. Her gece bu ritüelin ardından uyku öncesi kahvelerimizi içmek için konteyner’ın önündeki şezlonglara uzanıyor ve kısa sohbetimizi yapıyorduk.

 

Ertesi gece masamız çalışmalar için hazır, yapacaklarımızda belli olduğundan hiç vakit kaybetmeden işe koyuluyorduk. Bu her gece böyle devam ediyordu.

 

Ben nasıl çalışmam gerektiği yönündeki ilk dersimi Mr. Terry’den aldığımı üniversite sınavlarına hazırlanırken fark etmiştim;

 

çalışmalarının ardından masanı toparla, çalışmalarını değerlendir ve ertesi gün yapacağın çalışmaları not al. Dolayısıyla ertesi gün bunlarla vakit kaybetmeyip, ne yapacağını bilerek masaya otur. Asla vakit kaybına izin verme.

 

Bir gece aynı sıradan çalışmalar devam ederken telsiz telefon çaldı. Telefonu kaldırdım, İngiltere’den biri Mr. Terry ile görüşmek istediğini söyledi ve telefonu kendisine uzattım. Konuşma yaklaşık 30 saniye kadar sürdü ve konuşmalar evet, tamam, anladım ve geri dönücem kelimelerinden ibaretti. Mr. Terry bana dönerek, “haydi Mr. Gülle devam” dedi.

 

Çalışmalarımızı bitirdik. Masamızı ertesi güne hazırladık ve Mr. Terry biraz yalnız kalmak istediğini belirterek dışarıya çıktı. Yaklaşık 10 dakika kadar sonra kahvelerimizi hazırladım ve dışarıya Mr. Terry’nin yanına doğru ilerledim. Birkaç metre kalmıştı ki Mr. Terry’i sessizce ağlarken gördüm. İlerlemekte tereddüt ettim. Biraz bekledim. Beni fark edip gelmemi söyleyince yanına yaklaştım.

 

Güneydoğu’da dünyanın en güzel ayını izleyebilirsiniz. Ay yükselmişken karanlık sanki ortadan kalkar ve tüm arazideki tek tek çakıl taşlarını dahi görebilirsiniz. Ve ağlayan birinin gözyaşları da parlar…

 

Ben ne oldu diye sormaya çekinirken, Mr. Terry telefon konuşmasından bahsedip beni muhteşem bir sıkılganlık ortamından çekip almıştı.

 

 “Ablamı kaybettim. ”

 

Şaşırmıştım. Çünkü yaşadığımız coğrafyada bu tür durumlarda insanlar hemen infiale kapılırlardı. Ben de doğrusunun bu olduğunu düşünerek büyütülmüştüm. Mr. Terry için de doğrusu belki buydu ancak tek bir farkla. O işini bırakıp yeni sorunlara yol açmamış, sorumluluğunu yerine getirdikten sonra acısını yaşamayı tercih etmişti. Tabi ki ölüm anında hiçbir şey önemli olamazdı, ancak bu ayrıntı başka bir şeyi anlatıyordu bana.

 

İkinci dersim;

 

evet ölüm özel bir durum ancak yaşayacağın başka olumsuzluklar karşısında çalışmalarını asla aksatma. Bir şeyler yolunda gitmeyebilir, deneme sınavların beklentilerini karşılamayabilir, sevgilin sana küsmüştür, annenin kahvaltı hazırlarken tüm fakirliğine karşın sofrayı nasıl zenginleştirdiğini izlerken burulabilirsin…

 

Yıllar öncesinde yaşadığım bu anı önce bana yardımcı oldu, sonralarında öğrencim olacak binlerce gence de yol göstermemi sağladı. Anıdan yola çıkarak öğrencilerime nasıl daha doğru ve etkin çalışabileceklerini anlatmaya çalıştım.

Psikolojik Danışman HAKAN GÜLLE

İletişim: hakangulle@gmail.com


 


Omega 3 Sağlığımız İçin Çok Yararlıdır
Yapılan araştırmalara göre balık,ceviz ve ay çiçek tohumu gibi bir çok bitki omega 3 kaynağıdır
Tek Yumurta İkizliği Nasıl Oluşur?
Olgun yumurta hücresi ile olgun sperm hücresinin buluşması sonrasında gerçekleşen döllenmeyle birlikte bölünmeler ve gelişim hızlı bir şekilde devam eder
Sesiniz Elleriniz Olsun!
İşitme engeli yani sağırlık, dünya genelinde olduğu gibi ülkemizde de oldukça yaygındır
Yalancı Doğum Sancısı ve Gerçek Doğum Sancısı Nasıl Ayırt Edilir?
Doğum sancısı karında kasılmalar ve ağrı şeklinde kendini belli eder ancak, bazı durumlarda bu ağrılar yalancıdır
Ağrı Kesicilerin Mideye Zararı Var mıdır?
Ülser; midede yaraların oluşmasıdır
Mide Balonu Takıldıktan Sonra Beslenme Nasıl Olmalıdır?
Aşırı kilolu kişilerde bir takım cerrahi girişimler de kilo vermek için sıklıkla kullanılıyor
Mide Balonu Nasıl Takılır?
Mide balonu; zayıflamada kullanılan, fiziksel bir işlemdir
Zerdeçalın Sağlığa Yararları
Zerdeçalın binlerce yıldır iyileştirici etkisi olduğu ve yerliler tarafından ilaç olarak kullanıldığı bilinmektedir
Diş Temizliğinde Diş İpini İhmal Etmeyin.
Dişlerin düzenli bakımı ağız sağlığının korunması için şarttır
Göz Altı Morlukları ve Nedenleri
Göz altı morluklar çoğunlukla ailesel yatkınlık ile ilgili cilt durumudur
Isırgan Otunun Faydaları Nelerdir?
Isırgan otu halk arasında dokununca kaşıntı yapması ile bilinir
Midye Yemek Zararlı Mıdır?
Midyeler ülkemizde de oldukça fazla tüketilen kabuklu deniz canlılarıdır
tahlil.com
tahlil.com
tahlil.com