Aşkın Kusursuzluğu

Yayın Tarihi : 2018/02/14 08:31 • Güncelleme Tarihi : 2021/09/21 13:17 • Yazar: Klinik Psikolog Fatma Özdemir

Aşkın gözü kör mü yoksa onun gözünü biz mi kör ediyoruz?  Psikoloji literatüründe “aşık olma arzusunun aşık olunan kişiden önce geldiğini” savunan görüşler bulunmaktadır.Klinik psikolog Fatma Özdemir'in bu konudaki yazısının ilginizi çekeceğini umuyoruz.

Aşkın Kusursuzluğu

Aşkın gözü kör mü yoksa onun gözünü biz mi kör ediyoruz? 

Psikoloji literatüründe “aşık olma arzusunun aşık olunan kişiden önce geldiğini” savunan görüşler bulunmaktadır. Bu görüşe göre; aşkın ihtişamı bu gerçekliğin görülmesini engeller. Aşk illüzyonu başladığı anda partner olarak seçilen kişinin sıradan davranışları bir anda en özel davranışlar haline gelir. En güzel yemek yiyen, en sevimli yürüyen, en derin bakan, en büyülü konuşan ve daha nice “en” ler sizin partnerinizde vücut bulmuş gibidir. İlk başlarda ona bakmaktan ve onu izlemekten gerçekliği değerlendiremez hale gelirsiniz; sonra ayaklarınız yere bastığında aşk gözlüğünüz düşer ve zihniniz konuşmaya başlar:

“Ruh ikizim olsaydı onu hala ilk günkü gibi severdim.”

“Yemek yerken keşke biraz daha dikkatli olsa”

“Onun yanında sıkılmaya başladım”

“Bazen çok konuşuyor sesi de kulağımı tırmalıyor, dayanamıyorum.”

“Ayrılsam şimdi ortada bir neden de yok hem daha iyisini bulabilecek miyim?”

“En iyisi olumsuz özelliklerini görmezden geleyim olumlu özelliklerine odaklanıp ilişkime devam edeyim.”

Zihne gelen bu düşünceler hayal kırıklığını da beraberinde getirir. Çünkü birey aşık olmanın esaretiyle sevgiye gereken önemi veremez. Partnerinin ihtiyaçlarını okuyamaz hale gelir. İlk başta onu aşık eden özellikler bugün aşkını bitiren nedenlere dönüşür. Oysa ki partnerini var eden özelliklerini kabul etmesi, aşkının sevgiye evrilmesi için ilk adımı atmasını sağlayacaktır. “Beni hiçbir zaman ilk günkü gibi sevmeyecek” düşüncesini kabullenmek “an” da olmanın bir kanıtı niteliğindedir. Bu düşünceye karamsar ve geçmiş odaklı yaklaşmak, ilişkilerdeki sevginin hasar görmesini de beraberinde getirmektedir. Oysa ki aşkın dönüşümünü izlemek ve partnerinizin şu andaki sevgisini gözlemlemek ilişkinizin anlamını arttırmak için bir anahtardır.

Aşk illüzyonu “konuşmadan anlaşma düşüncesini” de beraberinde getirir, “Eğer o benim aşık olduğum kişiyse ben söylemeden benim ihtiyaçlarımı anlaması gerekirdi. Ben söyledikten sonra yapmasının ne anlamı var.” düşüncesi ve beraberindeki davranışlar sevgiyi hırpalar. Aşk illüzyonunu devam ettiren kişi ihtiyaçlarını partneriyle paylaşmanın önemini kavrayamaz. İhtiyaçlarını ve beklentilerini partneriyle paylaştıktan sonra onun tutumlarını değerlendirme kapısını aralayabileceğini göremez.

İlişkide partnerinizi kabul çerçevesinde tanıdıkça sevgi yolu kendiliğinden açılacaktır. Oyuncu olarak başladığınız aşk oyununda senarist koltuğuna oturduğunuz zaman sevgi armağanınız olacaktır. Böylece aşkın kör halinin sevgiyle tedavisi gerçekleşecektir. 

Bu konuya dair bir sorunuz varsa siz de uzmanlarımıza 7/24 Soru sorabilirsiniz.Soru sormak için tıklayın.



Yorumlar

Yorum
?