Çocuğu Korku ile Eğitmenin Fiziksel Etkileri

12.03.2019 01:09 | Yazar: Biyolog Nesibe Şanaldı Alpoğlu
Her aile çocuğunun mükemmel olmasını ister. Ancak gelişimsel bazı süreçlerde, çocuk öğrenmenin gereklerini yerine getirirken zaman zaman ailenin sabrını zorlayabilir ve normal dışı gibi görünen, aslında psikolojik durumunu ortaya koyan davranışlar sergileyebilirler.
Çocuğu Korku ile Eğitmenin Fiziksel Etkileri
A

Her aile çocuğunun mükemmel olmasını ister. Ancak gelişimsel bazı süreçlerde, çocuk öğrenmenin gereklerini yerine getirirken zaman zaman ailenin sabrını zorlayabilir ve normal dışı gibi görünen, aslında psikolojik durumunu ortaya koyan davranışlar sergileyebilirler.

Böyle durumlarda sakinliğini koruyamayan ebeveynler; bağırarak, korkutarak çocuk üzerinde otorite kurmak isterler. Ancak o an için otorite sağlanmış gibi görünse de, aslında ortaya koyduğu etki ile çocuğun ileride benliğine ve çevresine karşı daha zararlı bir insan olmasına sebep olur.

Korku, vücut ısısının ani yükselip düşmesini sağlar, kalp ve sinir sistemi hızlıca kasılıp gevşer. Sıkça bağırılmaya korkuya maruz bırakılan çocukların daha ileri yaşlarda kalp krizi geçirme olasılığı bu yüzden fazladır.

Sürekli yüksek sesle, bağırılarak kendini ifade eden sözünü çocuğuna geçiren bir ebeveyn, bu yönde örnek olur. Çocuk da toplumda kendini ifade edebilmek için devamlı bağırması gerektiği hissine kapılır. Dışarıya karşı tehditkar ve aşağılayan bir birey haline dönüşür. Her zaman şiddete daha meyilli bir çocuk olmakla birlikte, ileri yaşlarda sigara, alkol, madde bağımlılığı da bu çocuklarda daha fazla görülür.

Çok bağırılan çocuklar, bir süre sonra sağırlaşır. Bu sağırlık kulak problemi değildir, ancak; çocuk alçak sesle söylenenleri duymazdan gelir hatta çoğu zaman bağırmaların bile kendisi için bi anlama gelmediğinden tepkisiz kalır. Bu durumda çocuk, çevresine karşı duyarsız, sosyalliğe ve iletişime karşı kapalı bir birey haline gelir.

Özellikle toplum içinde bağırılarak kontrol edilen çocukların özgüveni zedelenir. Öz kontrollerini kaybederler. Kaygı seviyesi yüksek olur ve her an bir hata yapma ve rencide edilme korkusuyla daha çok sakarlıklar meydana gelmesiyle birlikte; kaygı bozukluğuna bağlı olarak gece korkuları, kabuslar görme, geceleri tuvaletini tutamama, öfke nöbetleri gibi durumlarla sık karşı karşıya kalırlar.

Çocuk hata yaptığında bağırmak veya onu korkutmak yerine, öncelikle sakin davranılmalı. Yaptığı hatayı neden yaptığı öğrenilmeli ve bilerek yaptıysa sebebi sorulmalı, bilmeyerek yaptıysa daha dikkatli olması gerektiği sakince anlatılmalıdır. Ayrıcı ne olursa olsun ailesinin kendini koşulsuz sevdiğini bilmelidir. Ancak bu şekilde çocuk gerçekten sözünüzü dinler, kendini değerli hisseder ve topluma kazanılmış bir birey haline gelir.

YORUM YAP

Yorum yapilmeniz için üye girişi yapmalısınız. Giriş yapmak için tıklayınız...
Gül Hastalığı Nedir? Belirtileri Nelerdir?
Gül hastalığı; aşırı kaygılı, stresli ve üzüntülü dönemlerden sonra kendini belli eder
Hepatit D Hastalığı Nedir?
Hepatit D, viral bir hastalıktır
Şeker Hastalığının Belirtileri
  İnsanlar enerji ihtiyaçlarını yiyeceklerimizin temel besin kaynağı olan karbonhidrat , proteinler ve yağlardan sağlar
Kist Hidatik Hastalığını Biliyor musunuz?
Echinococcus cinsi parazitin neden olduğu hidatik kist çoğunlukla karaciğerde kist oluşumuna neden olarak işlev kaybına sebep olur
Kadınlarda Kalp Damar Hastalığı Daha Ağır Seyrediyor
Kalp damar hastalıkları; erken tanı ve tedavisi uygulandığında, semptom göstermeyen hastalıklardır
Hodgkin’s Hastalığı Nedir?
Hodgkin’s hastalığı ilk kez 1832 senesinde Hodgkin tarafından bulunmuştur
tahlil.com
tahlil.com
tahlil.com